4 Ağustos 2008 Pazartesi

Galatasaray 2008-2009

An itibariyle 6. hazırlık maçı oynandı ve totalde istekli ve ama boynu yeni kesilmiş deli danalar gibi ortalığa saldıran, mottosu "kontrolsüz güç bende, güçlü bilirim yine de kendimi" olan bir sarı-kırmızı, bazen de turuncu takım çıktı ortaya. Bunun yanında geçtiğimiz sezonu aratmayacak şekilde sakatlıkları hobi edinmiş bir kulüp yapısı çarpıyor gözümüze. Tabi bir de bahsetmeden olmaz olan birşey var ki, "Galatasaray'da transfer bitmez" çılgınlığının müsebbibi Adnan biraderler ve Haldun Üstünel'in çabaları ki hem takdire şayan hem de "durun arkadaşlar, vurun dedik öldürdünüz" boyutunda bu çabalar.

Alt ligden üst lige yeni terfi etmiş de kadrosundaki oyuncuların tümünü yenileyen takımlar olur hani. Bol bol görürüz bunları Türkiye'mizde. Sil baştan yaparlar başarılı ve uyumlu kadroya. Trabzonspor'un bu yöndeki çabasını justify edecek bolca argüman var ortalıkta ama geçen sezonun şampiyonu Galatasaray'un bu çabası soru işaretlerini de beraberinde getiriyor kanımca. Amaç Avrupa'da da ayağı yere basan ve kazanan bir ekip tamam ama siz hafif hafif menajerlik oyunu kıvamına getirdiniz Florya'yı sevgili yönetim kadrosu ve transfer ekibi. Kadroda şu an gençlerle beraber 34 oyuncu var. Şaka mısınız? Şişti, davul oldu kadro.

"Bir de yetmez, iki tane maden suyu ver ordan"

Kalede 3 tane kalbürüstü kaleci. De Sanctis oynayacak belli ve bunun sonucu olarak yazık olan kişi Aykut. Orkun'a kafam girsin diyecek bolca arkadaşım var, kendi kendimin de arkadaşı olduğumu düşünürsek eğer bu +1 demek oluyor ki kimse Orkun'a üzülmez Aykut'a üzüldüğü kadar. E hadi kabul ettik bunu, başarı yolunda kelleler gider, makbuldür.

Defansa gelelim. Solda 3 alternatif: Balta, Yaman, yeni eleman Alpaslan Ender. Ortada Güngör, Servet, Aşık, Meira. Sağda Sabri, sakat 3 numara Uğur. Soldaki şişkinlik dışında ideal içerik mevcut. Gençleri saymıyorum hiç, onlar kampa kulübün geleneğini sürdürmek için çağrıldı.

Orta sahada bolca alternatif, bolca yıldız ve kanımca bolca balon var. Kewell'ın gelişiyle bir meksika dalgası oluştu taraftarlarda ki kimse aslını astarını düşünmeden kaldırdı ellerini havaya. Skibbe'nin tek forvetli sisteminde herkesin gönlünde yatan dizilişe göre Ümit Karan'ın arkasında Kewell, Lincoln, Arda gibi oyunu tek taraflı oynayan isimler olacak, takım coşacak, coşturacak falan fistan. Topal ve Linderoth da bu 4 koca popolunun arkasını toplayacak, ha ne olacak böylece, siz deyin 6+4 ben diyeyim 4-2-4 dediğimiz sistem olacak. Topa ve rakibe basmayan, alan daraltmayan, rakibi dürtmeyen ve orta sahadaki oyuncuları gol yollarında efektif değilse son derece kısır bir oyun ve oyuncu dizilimi.

Geçen sezonki en başarılı maçları hatırlayalım. Orta sahada sol iç Ayhan, sağ iç Barış, ortada Topal, sol çizgide ve serbest alanda Arda, ileride Ümit ve Nonda. Savaşan ve aynı zamanda makbul ölçüde top yapabilen ve toplu halde hareket edebilen bir takım.

Skibbe'nin sisteminde ve bu kadro şemalinde oyuncuların bolca oynaması ve birbirini tanıması lazım. 4-2-3-1 dediğimiz diziliş 4-4-2'den hayli farklı bir sistem ve akışkanlık istiyor. Rakibi ofansif yerleşimde şaşırtmak ve bu sırada orta kısmı kalabalık tutmak amacındaki bu diziliş turuncuların başına dert olur, yakın zamanda vazgeçilir diye düşünüyorum. Yazık olacak kişiler ise Barış ve Ayhan olur bu sistemde. Aslında sistemin değişmesi durumunda balon ya da motorize olanlar farketmiyor, herkese her an yazık olabilir. 9 tane net oynayacak oyuncu var. Aydın ve Hasan bunların içinde. Gençleri katmadım, onlar gelenekten.

Hala ileri uca birileri daha alınacakmış, bendime sığmadan taşma sınırımdayım. Mevkide 4 oyuncu var. Çalık, Yaser, Karan, Nonda. Kaç koltuk var? Şimdilik 1. Hala Oliveria diyorlar Sızma diyorlar, ben şaşıyorum. Evde var bolca malzeme, ne demeye?

Fikstürde hafife alınan bir romen köprüsü var. İlk maç Mecidiyeköy'de.

Ne biri mi seslendi? UEFA kupası mı?

0 comments:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
bilim sanat felsefe değil, bira sigara futbol. - şubat 2008