6 Ekim 2008 Pazartesi

Bursaspor: 2 - Galatasaray: 1

Üç büyüklerle Anadolu takımlarının oynadığı maçlarda köşe yazarlarının sadece son paragrafta Anadolu takımından bahsetmesi bir ritüeldir, bir klasiktir. Bunda sözde köşe yazarının at gözlüğü ile sadece İstanbul ekibini gözlemlemesi ve o takım üzerinden ezberinin kuvvetli olmasının payı olduğu kadar Anadolu takımının da göze batmayan, nahoş ve çirkef oyunun da etkisi vardır. Eh, bir tarafta Kewell var, bir tarafta İsmail Güldüren var diyelim. Hangisinden bahsetsen okuyucu yazının geri kalanını okur?

Bir klasiği bozalım ve az da olsa Bursaspor'dan bahsederek başlayalım. Maç boyu üstündüler. Kadayıf köşe yazarlarının yarın köşelerinde görürüz "Galatasaray kötü yolda, böyle gitmez" serzenişlerini. Halbuki bu Bursaspor'un karşısında bırakın bizim burjuvazi takımlarını, Premier Lig'in tepesinden aşağıdaki bütün takımları kötü oynuyor gibi gözükürdü. Yanlış anlamayın, Galatasaray bu akşam kötü oynuyor gibi gözükmedi, kötü oynadı. Ama rakibi Kocaelispor olsaydı, kötü oynuyor gibi gözükmeyecekti.

Samet Aybaba, Türkiye Kupası'nı kazanmış bir hoca. Biraderinin anlamsız ve itici lobileri olmasa ve kendisi de iddialı duruşunu doğru zamanlara saklasa belki de şu anda Lucescu ile beraber ismi geçiyordu Beşiktaş'ın başına geçmesi için. Hala bitmemiş olduğunu, hala hırslarıyla yaşadığını ilk golden sonraki Teksasvari sevinci ile gösterdi sanıyorum. Tabi sadece sevinç yetmiyor. Hocasıyla, oyuncularıyla ve taraftarıyla elbette, çok iyi bir maç çıkardılar.

Galatasaray'ın geriden iyi top çıkartamadığını, sıkışık savunmalara karşı ancak boşluklar bulduğunda etkili olabildiğini biliyoruz. Bursaspor maç boyunca pres nasıl yapılır, nasıl rakibe basılır bunu gösterdi kanımca. Top kendi sahalarına düşmeden pres amaçlı yerlerini kaybetmediler. Rakip sahada yalnızca hücum sırasında kaybettikleri toplarda topu itme özürlü Galatasaray defansının bu zaafını değerlendirmek için pres yaptılar. Hücum etmeye çalışan ve üç büyüklerden biri olarak her maçını kazanmak zorunda olan bir takımın geride boşluklar bıraktıklarını ve Galatasaray'ın da geride boşluk bırakmak konusunda pek istekli olduğunu etüt ettiğini düşünüyorum Bursasporluların. Yusuf, Sercan ve Adriano perişan ettiler sarı kırmızı tandemi. Ayhan neredeydi o sırada, Topal ve Linderoth çekirdek mi çitliyorlardı bilemem. Ayrıca dikkatimi çeken bir nokta da, ki hakikaten önemli bence, Bursasporluların önde oldukları son yarım saatin hiç bir dakikasında kendilerini yere atarak çirkefe yatmamaları oldu. 3. golü bulmayı istediler sürekli. Böyle bir tabloyu bir Anadolu takımında görmeyeli epey olmuştu.

Bellinzona, Kocaelispor ve Konyaspor galibiyetlerinin ardından vurgulamıştık özellikle bu maçlar Galatasaray için ölçü değildir diye. Bu maçın preview'ünü yazmış olsam, ligin en zor deplasmanlarından biri olduğunu ve asıl ölçünün bu maçta olduğunu yazardım. Takım olarak kötüydü Galatasaray. Nonda dökülüyordu, Servet ve Meira dökülüyordu, Ayhan dökülüyordu, Arda sola geçene kadar dökülüyordu. Şimdi burda geçen haftalarda dörder dörder atan takımı tümden eleştirmek yanlış bir yerde. Ama dedik ya işte, asıl ölçü buydu ve aslında takımın o kadar iyi bir yolda olmadığını gördük. Ben Galatasaray için seviniyorum. Kolay maçlarda takılmadılar ve gerçek sayılabilecek bir rakip karşısında tokat yediler. Bu tokadın altında mı kalırlar yoksa ayağa mı kalkarlar? Ayağa daha güçlü kalkmak için bir fırsat bu. Umarım sakatlıklara bağlamazlar kötü oyunlarını.

STAT: Atatürk
HAKEMLER: Hüseyin Göçek, Alper Ulusoy, Aleks Taşçıoğlu
BURSASPOR: Ivankov, Veli, Ömer, İbrahim, Bekir, Mustafa Sarp, Yusuf, Mustafa Keçeli, Adriano Melo (Gökhan Güleç dk. 64), Romaschenko (Fabricio Melo dk. 66), Sercan (Volkan Şen dk. 84)
YEDEKLER: Yavuz, Marcelo Rodriguez, Emrah, Cihan
TEKNİK DİREKTÖR: Samet Aybaba
GALATASARAY: De Sanctis, Sabri, Meira, Servet, Volkan Yaman, Arda, Ayhan, Lincoln, Hakan Balta (Aydın dk. 72), Nonda (Yaser dk. 81), Baros
YEDEKLER: Aykut, Emre Aşık, Serkan Kurtuluş, Alparslan, Mehmet Güven
TEKNİK DİREKTÖR: Michael Skibbe
GOLLER: Mustafa Sarp (dk. 39), Sercan Yıldırım (dk. 48), Arda (dk. 56)
SARI KARTLAR: Veli (Bursaspor), Sabri, Milan Baros (Galatasaray)

1 comments:

nebuchadnezzar dedi ki...

sercan ı umarım büyük bir klüp alır ve daa büyük golcü yapar... ama türkieden olmasın..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
bilim sanat felsefe değil, bira sigara futbol. - şubat 2008