9 Ekim 2008 Perşembe

Mesut Özil

Henüz adı "Almanya'yı mı seçecek Türkiye'yi mi?" tartışmalarına karışmamışken ve Alman Ümit Milli Takımı'nda oynarken, Alman dergisi Kicker'a Halil Altıntop ile beraber verdiği röportajda, neden Almanya'yı tercih ettiği sorusuna karşılık olarak şunları söylemiş Mesut Özil: "Almanlar benim için çok çaba sarf ettiler. Türk Futbol Federasyonu milli takıma davet etmek için uzun süre düşündü."

Kendisini daha Türk mü yoksa Alman mı gibi hissettiği sorusuna da "Daha fazla Türk. Burada ailem büyük bir rol oynuyor. Evde Türkçe konuşuyoruz. Yiyecekler, inanç, müzik, arkadaşlar buna dahil" şeklinde cevap veriyor.

O zamanlar, yani 2007 senesinde Mesut bugunkü kadar ön planda değil. Yıldız adayı yalnızca. Şimdi ise Werder Bremen'in Diego ile beraber hücum yükünü çeken, Hayko Cepkin tipli sempatik bir genç yıldız. Mantıklı kararı verdiğini düşünüyorum Almanya Milli Takımı'nı seçerek. Pozisyon olarak şu anda bile Almanya'nın 18'ine girebilir, yedekten katkı sağlayabilir. Önündeki Halil, Yıldıray ve Nuri Şahin örneklerine baktığında da olası bir hayal kırıklığının onun kararını etkilediğini tahmin edebiliriz.

Terim ve ekibini yeterince çalışmadıkları ve oyuncuyu ikna etmedikleri lafları üzerinden eleştirmek yersiz. Gurbetçi bir oyuncunun doğduğu ve/ya da doyduğu ülkenin milli takımını seçmesi anormal bir durum değil. Terim'in ve ekibinin ikna kabiliyetini ya da bu konudaki icraatlerini bilmediğimizden, yerinde gözlemlemediğimizden dolayı onların basiretsizliği olarak konuya bakmak eş değer bir basiretsizliktir kanımca.

Sonuç olarak artık bu duruma alışmamız gerekiyor. Gurbetçi oyuncular bizim tapulu malımız mı? Türk Milli Takımı'nda oynamak zorunda mı? İstiklal Marşı'nı söylerken tartışma yapar gibi, at gözlüklerini çıkarmadan yaklaşıyor bu konuya bazı yurtseverler.

0 comments:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
bilim sanat felsefe değil, bira sigara futbol. - şubat 2008