13 Kasım 2008 Perşembe

O An - 7

Burnley ile oynanan süt kupası maçında seyircilerin attığı bozuk para ve diğer maddeleri sahiplerine geri yollayıp bir de ağız dolusu "fuck" ile orta parmağını afişe etmiş cümle aleme Didier Drogba. Böylesini topraklarımızda en son kim yapmıştı diye düşünüyorum, Kol Börekçisi Emre'yi hatırlıyorum. Bir de İlhan Cavcav'ın "bu da size girsin" hareketini ve Fatih Terim'in kulübesinin üzerinden "hişş buraya bak buraya" edasıyla tribünlere çıkardığı nah hareketini hatırlıyorum.

Drogba'ya iki üç maç ceza verilmesi bekleniyormuş.

7 Kasım 2008 Cuma

Benfica: 0 - Galatasaray: 2

Az önce Flying Dutchman'de Hitler zamanı Almanyası'nda yapılması planlanıp de 2. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamayan 400.000 kişilik stadyum yazısını okudum, ağzım açık şekilde. 400.000 ne lan? Bir de Bundesliga'nın an itibariyle lideri 2-3 bin kişilik köyün takımı Hoffenheim'ın şu sıralarki projesi olan 30.000 kişilik stadı geldi aklıma. Neyse, nereye gelicem, Benfica'nın stadı da enfesti. Kartal falan çıkardılar, adettendir diye. Neymiş, kartal sembolüymüş Benfica'nın. Hayvan haklarından arkadaşları toplamaya gerek bile duymadım dakika 50'ye geldiğinde. Oyuncular pas yaptığında "hişş, ses yapmayın, çocuk uyanıcak" şeklinde nefes almadan maçı izleyen bir kitle vardı o güzelim statta. Tek numarası bu acılı hayvanmış buraların dedim. Ben böyle seyirciyi tiyatroda görmedim.

Maçı beraber izlediğim arkadaşlar yurt odasına ayıptır söylemesi lcd tv almışlar. Lcd tv almalarının sebebi de ps3'lerinin olması. Eh yani, ps3'ü de 50 ekranda oynamazsın neticede. Neyse, devre arasında pes2009 attık bir maç. Inter'i aldım, özlemişim Ibra'yla rakibe çimleri öptürmeyi. Maç başladı ama ne başlangıç. Görüntüler karşısında saygıyla eğildim, ne yapacağımı bilemedim. Çekik gözlü arkadaşlar fezayı görme boyutuna gelmiş artık gerçekliğe yakınlık konusunda. Öyle ki, bizim maç bittiğinde Benfica maçına geçişle "bu ne lan, nasıl görüntü bu böyle, oyuna geri dönün, meehhehehe" şeklinde tepkiler verdik birbirimize. Trt'ye mi kaysak, kime kaysak bilemedik ama saygı duyduk Konami'ye. Bir de PS Cafe açma fikri var şu sıralar bizde ama para yok.

Bu aralar Portishead'in remix albümlerine sardım epey. Eemm, süper şeyler yapmış adamlar.

Tamam lan, vurmayın.

Maçtan bahsetmiyorum bu sefer. Şaka gibi oynadık. Nazar değsin istemiyorum. Çüküm kalktı, gururum kabardı oynanan oyunu görünce. "2000 ruhu, geri dönsene lan" diye diye -çek kulağını vur duvara, nazar değmez işallah tü tü tü- geri mi geliyor o ruh ne? Ahahahah. Pek bir güzel bu havalar, bu havalarda birşey var.

STAT: Estadio Da Luz
HAKEMLER: Martin Atkinson, Peter Kirkup, Mo Matadar (İngiltere)
BENFICA: Ouim, Pereira, Luisao, Sidnei, Riberio, Di Maria, Katsouranis, Yebda (Carlos Martins dk. 65 ), Reyes (Aimar dk. 58 ), Nuno Gomes (Cardozo dk. 61 ), Suazo
YEDEKLER: Moreira, Urreta, Binya, Miguel Vitor
TEKNİK DİREKTÖR: Quique Sanchez Flores
GALATASARAY: De Sanctis, Sabri, Servet, Emre Aşık, Hakan Balta, Lincoln, Meira, Ayhan, Arda (Volkan dk. 90+4 ), Baros (Mehmet Güven dk. 82 ), Ümit (Yaser dk. 86 )
YEDEKLER: Aykut, Serkan Kurtuluş, Alpaslan, Murat Akça
TEKNİK DİREKTÖR: Michael Skibbe
GOLLER: Emre Aşık (dk. 52), Ümit (dk. 69)
SARI KARTLAR: Pereira, Suazo, Luisao (Benfica), Servet, Ayhan (Galatasaray)

6 Kasım 2008 Perşembe

Burgaz Yaş Üzüm Rakısı

Blog'un konseptinde alkol başlığının altında bira yer alıyor ama hayatımızın büyük kısmını kaplayan alkol meretinden tek anladığımız da bira değil. Yorgunluğu attırma kapasiteli iki soğuk efes tombulun yerini başka bir alkol alamaz kanımca ama çakırkeyf olmak için de biranın ameleliği çekilmez hiç. Hele mesane konusunda problemli olan, neredeyse tuvaletin yanına çilingir sofrası kurma planları yapan bünyeler için biranın ikiden sonrası zarar ziyandır.

Konsepti hazır yarmışken sadede geleyim isterseniz. Bahsedeceğim şey yeni bir haber değil ama elbet bilmeyen vardır. Rakıların şahı Altınbaş mazur görsün, onun veziri Yeni Rakı af buyursun ama öğrenci maaşı ile onlara yaklaşmak demek ay boyunca iki kere alkol sofrası kurabilmek demek. O yüzden, aynı dertten müzdarip arkadaşlara Burgaz Yaş Üzüm Rakısı'nı önereceğim. 19,5 YTL'lik fiyatı ile şaka gibi duruyor raflarda 70'lik şişesi. Tadı hoş, içimi kolay. Yaş üzümün tatlılığı abartı gelmiyor damağa. Yanında yarım kilo ezine tam yağlı inek peyniri alıyoruz. Bir kısmı çilingir sofrasına, bir kısmı ertesi günkü kahvaltı sofrasına. Bir de sofrayı paylaşacak arkadaş bulduk mu, tamamdır yarenler. Sıramızı Hayyam'a devredelim:

cennette huriler varmıs kara gözlü,
içkinin de oradaymış en güzeli.
desene biz tam cennetlik olmusuz,
bak bir yanda şarap diğer yanda sevgili.

3 Kasım 2008 Pazartesi

Efes Dark Brown

Şimdi öncelikle ben kahve seven bi adam değilim. Millet şekersiz double espresso'ları çatır çatır içerken ben Nescafe 3ü1 arada içerken bile sertlik hissediyorum diyeyim, o derece. Bundan bir kaç sene öncesine kadar bira'yı pek tutmaz, hatta bazen içine limon suyu sıkar, dolayısıyla bira keyfinin de içine limon sıkardım bunu şimdi anlıyorum. Çok uzattım konuya geleyim.

Efes'in şubat 2008de çıkarmış bulunduğu yüksek alkollü (%6.1) kahve aromalı siyah birası Efes Dark Brown, yapı itibariyle severek içtiğimiz Efes Dark'ın içine kahve monte edilmiş versiyonu. Bu birayı, abartmıyorum onlarca insana tavsiye ettim, ''Hocam tuttum ben bunu, güzelmiş.'' diyen kişi sayısı 0 (yazıyla sıfır). Ne gariptir ki kahve kültürünün yanından geçmeyen ben, EDB'nın içtiğim en iyi bir kaç alkollü içecekten birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Daha kapağı açıldığında muhteşem bi kahve kokusu merhaba çekiyor, içtikçe içesi geliyor insanın. İçerken hafif alınan kahve tadı, şişe boşaldığında damakta kalıp ''oyyy oyy'' dedirtiyor. Şöyle de garip bir özelliği var, bira içtikten sonraki doğal çağrılardan ötürü tuvalete gittiğinizde işerken bildiğin buram buram kahve kokuyor. Saçmalama demeyin, direk kahve kokuyor çişimiz. Gayet eğlenceli.
Efes Dark Brown enfes bir içecek. Bira olmadığı iddia ediliyor tat ve özellik olarak ama ben ayrı ayrı kahve ve bira keyfi alabiliyorum. Buz gibi içilmeli ayrıca. Ben acaip tuttum, içiniz içiriniz.

2 Kasım 2008 Pazar

Galatasaray: 3 - Gaziantepspor: 1

Turuncu formanın uğurundan bahsettiğimiz posttan sonra 3 maç oynadı Galatasaray. Bunlardan ilkini beyaz formayla oynadı ve 4-2 kaybetti Eskişehirspor'a. Formasal düzlemde şaşırmadık sonuca. İkinci maç kimsenin iplemediği Fortis Türkiye Kupası'nda hafta itibariyle lig ikincisi Ankaraspor ile turuncu forma ile oynandı. Skor 1-1. Bu akşamki maçla beraber artık turuncu formanın uğuruna inanabiliriz gibime geliyor. Ha bu formayla kaç tane zor maça çıktılar derseniz, haftayı bekleyin derim. Haftaya Saraçoğlu'nda turuncu forma dışında bir forma düşünemiyorum Galatasaray için. İddiacılar için güzel bir tüyo olabilir. Galatasaray turuncu giydiği maçta kaybetmiyor.

Üç maçlık zorlu bir etabı olabildiğince kayıpsız atlatmaya çalışıyor sarı kırmızılılar. Rakiplerin ilki, yeni transfer ettiği Güney Amerikalıları ile göze batan Gaziantepspor'du. Maçın daha ilk çeyreğinde ardarda gelen iki gol neticesinde maç taraftar için çekirdek çitleme maçına döndü. Herkesin beklentisi Galatasaray'ın rahat pozisyonlar eşliğinde yetenekli ayaklarıyla şov yapmasıydı. Takımın öğrendiği şu oldu ki rakibin ne kadar kötü oynuyor olursa olsun gol bulabilir, ciddiye almak durumundasın. Gol Arda'nın topa eliyle müdahale etmesiyle geldi.

İkinci yarı Nurullah Sağlam'ın verdiği "show encouragement to the team" komutu ile Antep güzel pozisyonlar üretti. Özellikle eski açık önündeki birkaç pozisyonda zorlu etabın kalan iki maçı olan Benfica ve Fenerbahçe için Galatasaray'a dostane bir uyarıda bulundular.

Antep'ta Tabata göze çarptı. Zaten maç öncesinde Fotospor'da "Tabata Galatasaray'a bileniyor" haberlerini okumuştuk. Soluğu yetmedi diyelim, iyi oynadı ama kerata.

Satırların sonuna gelirken, Skibbe'ye selamımız olsun. Mehmet Güven'le samimiyetiniz nedir, anlamadım Mister Skibbe? Kalli de pek severdi bu adamı. Kenarda Serkan Kurtuluş oturuyor ve Arda'nın yerine sağ kanada geçen isim Mehmet Güven. Tamam Skibbe. Peki Skibbe.

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Halis Özkahya, Muhittin Gürses, Nihat Mızrak
GALATASARAY: De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Servet, Hakan Balta, Arda (Mehmet Güven dk. 85 ), Meira, Ayhan, Kewell (Volkan dk. 64 ), Lincoln, Baros (Ümit Karan dk. 73 )
YEDEKLER: Aykut, Serkan Kurtuluş, Ferdi, Murat
TEKNİK DİREKTÖR: Michael Skibbe
GAZİANTEPSPOR: Tolgahan, Erkan, Bekir, Deumi, Ivan, Mehmet Yozgatlı, Hakan Bayraktar, Tabata, Zurita, Erman (Olcan dk. 80 ), Pacheco (Ahmet dk. 73 )
YEDEKLER: Mahmut, İsmail, Metin, İbrahim, Mustafa
TEKNİK DİREKTÖR: Nurullah Sağlam
GOLLER: Kewell (dk. 10), Lincoln (dk. 11), Tabata (dk. 39. pen.), Arda (dk. 82)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
bilim sanat felsefe değil, bira sigara futbol. - şubat 2008