6 Şubat 2010 Cumartesi

Kayserispor: 0 - Galatasaray: 0

İki takımın da kötü oynadığı ama enteresan şekilde damarlara adrenalin pompalayan ve zevkten dört köşe etmese de heyecandan sekiz eden bir karşılaşma oldu. Amiyane tabirle ter vardı, isyan vardı -bilemiyoruz belki göz yaşı ve kan bile vardı- ve hatta inanır mısınız kırmızı kart bile vardı ama gol yoktu. Eduardo Galeano'nun izini süren "güzel oyun be aaabi"cilere selam olsun, heyecana puan vermiyorlar.

Zeminin bozukluğundan dolayı yapılan her başarısız pas ya da ortada, futbolcular bozuk parasını düşüren sabiler gibi yere baktılar maç boyunca. Zeminden nasibini en çok alan ise muhtemelen sahada topla en fazla oynayan oyuncu olan Keita'ydı. Zemindeki yavru patateslerin topla kramponlardan çok buluştuğu bu maçta, dakikalar ilerledikçe Keita'nın saha dışındaki moralsizliği saha içine sirayet etti gibi geliyor bana. Nonda'nın gidişiyle beraber Fransızca konuşabileceği bir Baros, bir de Haldun kalmıştı ama maalesef ikisi de sahada değildi. Yani Keita'nın sürekli arkadaşlarına dönüp "Okey baba, iyi denemeydi ama zemin kötü işte, naaparsın" şeklinde anlatabilecek baş parmağı havadaki hareketinin nedeni, aslında derdini İngilizce ya da Türkçe'ye dökmekteki yetersizliğindendir. Adam fena moralsiz. Bol bol pışpışlamak lazım.

Selam göndermek istediğim ikinci kesim ise "dörtaltısıfır"cılar olacak. Bu maçta da gördüğümüz gibi ceza sahasına girmeyi bilmeyen, girdiğinde ise Space Jam'deki Duffy Duck'a dönüşen bu santrafor olmayan ileri uç oyuncuları ile "dörtaltısıfır" oynanamıyor. Kayserispor 10 kişi kaldığında dahi son dakikalardaki birkaç tehlike dışında 25 dakika boyunca ceza sahasını zorlayamadı burjuvanın sarı kırmızıları. Üstüne bir de ileri uçtaki yer değişimini sağlaması beklenen oyuncular sahadaki varlığını topsuz oyunda değil de topla bol bol oynayarak ifade eden Arda, dos Santos ve Keita gibi oyuncular olunca, istikrardan ve akışkanlıktan uzak bir hücum düzeni oldu Galatasaray'ın. Ortadaki kuyuyu gören de sürekli yandan geçti ve kanatlardan ceza sahasına doldurulan ama seyircileri bile ıskalayan orta girişimlerinde bulundu.

Zeminden dolayı oyuncuları teknik anlamda eleştirmek yersiz tabi ama gol atmak konusunda en ufak ışık dahi vermedi bu yeni model Galatasaray. Kendilerine topla bol bol oynamalarına müsaade edilen bir Atletico Madrid maçı diliyorum. Hatta top toplayıcıların kıyak geçerek birden fazla top verdiği bir maç diliyorum. Çünkü topsuz oyundaki Sarp, Topal ve Neill'ın çabaları yetmeyecektir avantajlı bir skor için.

0 comments:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
bilim sanat felsefe değil, bira sigara futbol. - şubat 2008